ÖĞ-DER EĞİTİMCİLERİ EĞİTTİ

ÖĞ-DER EĞİTİMCİLERİ EĞİTTİ

Şuurlu Öğretmenler Derneği Genel Merkezi tarafından her yıl geleneksel olarak eğitimcilere yönelik düzenlenen 5. Eğitim Kampı Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde Çam Otel'de yapıldı. Eğitim kampında eğitimciler bir yanda birbirinden güzel konferansları dinleme imkânı bulurken, diğer yandan ailecek dinlenme fırsatı elde etti. Üç günlük eğitim programına ÖĞ-DER Genel Merkez yönetimiyle birlikte yurt genelinden 200'e yakın eğitimci katıldı. Eğitim kampı her sene olduğu gibi dolu dolu geçti.

ÖĞ-DER Genel Merkezi tarafından düzenlen 5.Eğitim Kampı'na konuşmacı olarak; ÖĞ-DER Genel Başkanı Hamdi Sürücü, ÖĞ-DER Eğitim Başkanı Mustafa Aydın, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Turan, Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Gültekin, ZED(Kişisel Gelişim Merkezi) Eğitim Danışmanı NLP Uzman Eğitmeni Kadir Demirbüken, Din Bir Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu iştirak etti. Birbirinden güzel sunumları eğitimciler ilgiyle izledi.

Batıcı Eğitime Karşıyız

5. Eğitim Kampı'nın açılışı konuşmasını yapan ÖĞ-DER Genel Başkanı Hamdi Sürücü, ÖĞ-DER’in geçen seneki çalışmalarından bahsetti. ÖĞ-DER'in Türkiye’nin 60'dan fazla ilinde şubelerinin bulunduğunu ifade eden Sürücü, Eğitim sisteminde yaşanan sıkıntılara vurgu yaptı. Sürücü şunları söyledi: “Ülkemizde, Batı referansıyla kurulan bir eğitim sistemi var. Türk Millî Eğitim Sistemini Batı’nın dayattığı bu eğitim sisteminden ancak Milli Görüşçüler kurtarır. Bunun için sahaya inmemiz gerekiyor. Adil bir eğitim sistemin kurulması için çalışmalıyız. Müfredattaki sıkıntıların farkında olmamız lazım. Farkına varmazsak eğitimdeki bozukluk toplumu zarar verir. Eğitim sistemindeki çöküş topluma da sirayet eder.”

Peygamberimiz Güzel Örnek

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'da kampın son gününde öğretmenlere hitaben “Değişim ve Dönüşümleriyle Küresel Krizler Yeni Dönem” adlı bir konuşma yaptı. Karamollaoğlu, burada eğitim sistemi ve ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda da bulundu.

Ahlaki ve manevi yönden toplumun ciddi bir yozlaşmaya uğradığını anlatan Karamollaoğlu, “Eğitimde rol model alınacak insanların olması gerekiyor. Çocuklar, sevdiği öğretmenler gibi olmak ister. Öğretmen, hal ve hareketleriyle örnek olmalıdır. Önümüzde en güzel örnek Peygamber Efendimiz var. Öğretmenler ve büyükler nasıl davranırsa çocuklar da öyle davranır” dedi.

Üstün yönümüz, Genç Nüfus

"Eğitimin İstikameti ve Yeni Öğretmen" konulu konferans veren Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Turan, okulun insanın eğitim hayatının bir parçası olduğunu ancak tamamı olmadığını söyledi. Turan bu konuda şunları söyledi: "Çünkü öğrenme hayat boyu devam ediyor. Yeni nesil doyumsuz,  adeta ayrı bir kabile. Türkiye’nin batı karşısındaki tek üstünlüğü insan potansiyelidir; genç nüfusudur. Bütün çocuklarımızın başarılı olacağına inanmamız gerekir. Çünkü onları biz yetiştirdik. Eğitim modelimiz millî olmalıdır. Ayrıca yeni okul stratejisine ihtiyacımız var."

Demokrat parti Genel Başkanı Menderes ile birlikte eğitim sistemimizin batılı karaktere bürünmeye başladığını açıklayan Prof. Dr. Selahattin Turan, belki de ona birilerinin empoze etmiş olabilir. John Dewey’ in abartıldığı gibi eğitim modelinde Türk tarihine dair herhangi bir etkisinin olmadığını söyledi.

Gençlere Millî Duruş Öğretmeliyiz

Eğitim sistemimizin son 15 yılda iyice Batı’nın etkisine girdiğini anlatan Turan konuşmasına şöyle devam etti: "Kavramların içi boşaltılıyor. Ahlak, adalet, hak kavramlarının son yıllarda iyice içi boşaltıldı. Atilla ilhan’ın "Hangi Batı" adlı eserini okuyabilirsiniz. Bu konuda Huntington'un Medeniyetler Çatışması kitabı da okunabilir. Bizim insanlık için model üretebilmemiz lazım. Öğretmenlerin görevi ahlaklı bir nesil yetiştirmektir. Üniversitelerde biz onlara mesleklerini öğretiriz ancak olaylar karşısında millî tavır, millî duruş gereklidir. Asıl mesele çocuklarımızın kalbine ne koyduğumuzdur, diyerek sözlerini tamamladı.

İnsan Hackleniyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mücahit Gültekin, "İnsanın Hacklenmesi ve Geleceğin Eğitimi" konulu bir konferans verdi. Kimi kötü zihniyetli çevrelerce insanın madden ve manen hacklendiğini bununda ülkemizde çeşitli sivil toplum kuruluşları eliyle, hükümetlerin ve idarenin desteğiyle kolay bir şekilde yapıldığını bu yapılan kanuni düzenlemelere ve yapılan algı operasyonlarına toplum tarafından yeterince karşı duruş sergilenmediğini ifade etti. İnsan davranışında algı teknikleriyle istendik davranışlar değişikliği yapıldığını anlatan Gültekin, insanın bu konuda bilinç sahibi olup kendisinin hacklenmesine müsaade etmemesi gerektiğini söyledi. Gültekin konuşmasında MEB'le gündeme gelen AB menşeli bu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği vb  projelerine de karşı olduğunu da söyleyen Gültekin MEB'in böyle projelerden vazgeçmesi gerektiğini savundu.

Söz Değil, Davranış Önemlidir

ZED (Kişisel Gelişim Merkezi) Eğitim Danışmanı NLP Uzman Eğitmeni Kadir Demirbüken de davetlilere "Kendi Kaynaklarımızda İletişim ve Terapatik Yaklaşımlar" konulu bir sunum yaptı. Kadir Demirbüken  toplumda uyuyan insanın çok olduğunu onları uyandırmak gerektiğini, Malkolm X gibi, Erbakan gibi olmak gerektiğini anlattı. Değişimin iyi bir şey olduğunu, insanın zaman içinde düşüncelerini davranışlarını değiştirmesi gerektiğini söyleyen Demirbüken,"Çocukların yaşına göre zeka oyunlarını, zeka kartlarını onlara alın uygulayın faydalıdır. Konuşurken insanın gönlüne dokunmak gerekir. Hissedeceğiz, bağırarak konuşursak insanları kendimizden uzaklaştırırız. Beden dili ile ilgili de kitaplar okumalıyız. Tebessüm eden bir yüz, etkili bir ses tonu ile konuşmalı, karşındaki insanları etkileyen söz değil, davranış önemlidir." dedi.

Sevap Merkezli Çalışmalıyız

Din Bir Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım ise eğitim kampında yaptığı konuşmada, Şuur kelimesinin anlamına vurgu yaptı. "Şuur, yaptığın iş sonunda kime yarıyor, buna göre hareket etmektir." Diyen Yıldırım, İslam’a göre iyi, faydalıyı ve adaleti ortaya çıkarma gayreti içinde olanların Allah katında sevap alacağını,öte yandan kötülerle beraber olanların da günah sahibi olacağını vurguladı. Yıldırım daha sonra şunları söyledi: "Şuur, hak ile batılı birbirinden ayırıp hakkın yanında yer almaktır. Sevap merkezli ve menfaat merkezli çalışma olmak üzere iki türlü çalışma vardır. Birisi ahiret merkezli diğeri ise dünya merkezlidir. Biz Müslümanlar ahiret merkezli çalışmalar içinde olmalıyız."dedi.

Maneviyatçı Eğitim, Adil İlmi Düzen

Niçin ÖĞ-DER Sunumu ile Mustafa AYDIN yeryüzünde yürütülen ifsat hareketlerine nasıl karşı konulacağını, eğitimin ifsadı önlemedeki rolü üzerinde durdu.

Eğer kan ve gözyaşının dinmesini istiyorsak, fesat çıkaran yapının ki o yapı rahmetli Erbakan Hocamızın ifadesiyle: Irkçı Emperyalizm, Siyonizm’dir. Siyonizm’i tanımadan, insanları nasıl kandırdığını ve nasıl kullandığını anlamadan yeryüzüne barış ve huzurun gelemeyeceğini, ifsadın engellenemeyeceğini, Siyonizm eğitim ve medya gücü ile insanları kendine hizmet ettiriyor ve sömürüyor. Sömürüden kurtulmak ve adil bir paylaşım için hak ve adalet merkezli, maneviyat öncelikli eğitimin şart olduğunu anlattı.

İşte bu “Irkçı Emperyalizm, Siyonizm’in” oyunlarını bozacak tek yapının Millî Görüş olduğunun altını çizerken, Öğretmenlerin Millî Görüşçü bir kuruluş olan ÖĞ-DER in çatısı altında toplanıp, çalışmasının zarureti ve Maneviyatçı Eğitim, Adil İlmi Düzenin kurulmasının önemini vurguladı.

 

ÖĞ-DER TANITMA BAŞKANLIĞI

 

Google Plus'da Paylaş

Haber Görselleri

Yorumlar