ÖĞ-DER 12.Eğitim Kampı yüzlerce öğretmen ve ailelerinin katılımıyla 17-20 Ocak tarihleri arasında Ankara Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. Eğitim Kampının açış konuşmasını SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan yaptı. Eğitimcilere seslenen Arıkan, “Rahmetli Erbakan bir mühendisti ancak aynı zamanda bir hocaydı ve hocalığıyla anıldı ve bilindi. Millî Görüş hareketi bir hoca hareketidir. İyinin, güzelin, doğrunun ve hakkın anlatıldığı bir hoca hareketidir. ÖĞ-DER’imiz de eğitimcilerin, hocalarımızın oluşturduğu bir teşkilattır. Sizlerden isteğim; Öğrencileri yetiştirecek öğretmenler sizlere emanettir. Sizlere çok ciddi vazifeler düşüyor. Evlatlarımız, velilerimiz ve eğitim sistemimiz sizlere emanettir. Bu şuurla çalışmalarınıza hız vermelisiniz.” diye konuştu. ARIKAN: “Amerika ile dost olanın bu coğrafyanın selametine iş yapması mümkün değildir. Çünkü Amerika gittiği her yere kan ve gözyaşı götürmüştür. Arıkan: “Türkiye’deki siyaset kutuplaştırmadan başka bir iş yapmıyor. Ülkede 196 siyasi parti var, partiler üç oy daha fazla alayım diye çalışıyor. Herkes Gazze’de yaşanan hadiseleri kınıyor, bir şeyler yapalım diyorlar ama hiç kimse bir şey yapmıyor. Rahmetli Hasan Bitmez mecliste Gazze’yi haykırdı, Gazze gündeminin örtülmesine imkân vermedi.” şeklinde konuştu.
Eğitim Kampının İkici konuşmacısı SP Samsun Milletvekili Mehmet Karaman'dı. Karaman Şuurlu Öğretmenler Derneği'nin kuruluşu ile ilgili bir anısını anlattı. Karaman: “Öğretmenler vakfı kurulmuştu. İllere şubeler açılamıyordu. Hocam bir dernek kurma talimatı verdi. Üç dört tane isim teklif ettik. ÖĞ-DER ismini beğendi ancak başına “Şuurlu” kelimesini ekleyin dedi. Biz de hocam bize üye olanlar şuurlu olmayanlar şuursuz mu dedik. Rahmetli hocamız da, iki kere ikinin dört ettiğini her öğretmen anlatır. Ancak helal ikinin haram dörtten daha hayırlı olduğunu ancak şuurlu öğretmen anlatır demişti” şeklinde konuştu.
Kampın ikinci gününde ise ilk olarak Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Gündoğan konuştu. Gündoğan Bölgemizdeki olayların ekonomik alt yapısı üzerinde durdu. ‘’ Bölgemizde bulunan 8 denizin iç ticari döngüsünü başlatırsak, gümrükleme, vergilendirmeleri, taşımaları deniz üzerinden yaparsak.
1.Bölgesel büyük bir ekonomik sistem oluşturabiliriz.
2. Mal paraları (altın, gümüş, emtialar) itibari paraları(kağıt paralar, kartlar vb.) kripto paralar ekonomide birlikte yönetecek bir mekanizma oluşturabiliriz. Bunları yaptıktan sonra gerisi istikamet işidir. Bu millet en doğru istikameti de tayin edebilecektir. Dünyada büyük bir savaş olacak. Sonunda galip gelen doğudakiler olacak. Rusya ve Türkiye olabilir. Bu da Türkiye’nin duruşuna bağlı. Belki Türkiye kazanması için bir iki tokat yemek zorunda kalabilir. Allah ordumuza zeval vermesin. Ordumuzla düşmanları arasına cenabı Allah girsin.” diye konuştu
Eğitim kampının diğer konuşmacısı Siyer Vakfı Başkanı Muhammed Emin Yıldırım Hocaydı. Nebevi Mirastan Öğretmenlere Tavsiyeler konula konuşmasında, öğretmenlik mesleğinin peygamberlik mesleği gibi olduğunu söyledi. Yıldırım, “Allah resulü (SAV) Efendimiz bir muallim olarak gönderilmiştir. Bütün peygamberler de aynı görevle gönderilmiştir. Peygamberlerin en önemli görevleri talim görevidir. Allah’ın görmek istediği toplumu yerine getirme sorumluluğunu yerine getiriyorlar. Peygamberler muallimlik ve peygamberlik görevini ikisi bir arada yapmışlar." şeklinde konuştu. Muhammed Emin Yıldırım, “Türkiye’de son 10-15 yılda nesillerde inanılmaz bir değişim oldu. 2010 – 2015’ten sonra doğan çocuklarla bambaşka şeylerle karşı karşıyayız. Bu çocuklar dijital çağ çocuklarıdır. Bu çağın kurallarını biz koyamıyoruz. Küresel bir kuşatma var. Müslümanlar olarak buna karşı bir alternatif ortaya koyamıyoruz. Çocuklarda odak problemi, dikkat dağınıklığı çok üst düzeyde. 40 dk. dersi 10 sene önceki metotla anlatırsanız çocuklar bir şey anlayamaz.” diye konuştu.
Talim ve Terbiyeden bahsederken 5 tane Mim'den bahsedildiğini söyleyen M. Emin Yıldırım bu konuda şunları söyledi: “Muallim demek bildiren, öğreten demektir. Müteallim demek öğrenmek isteyen demek, Mektep, tedrisatı yapan kurum demektir. Müfredat, öğreteceğimiz şey demek, Menheç ise hangi usulle öğreteceğiz demek.” diye konuştu. Öğretmenliğin fıkhından söz eden M. Emin Yıldırım “Öğrenci narin bir bitki, öğretmen mahir bir bahçıvandır. Allah Kur’an’ı Kerim’de Hz. Meryem ve Zekeriya’nın üzerinden bize bunu öğretiyor. Maalesef nesilleri öğüten bir eğitim sistemi içindeyiz. Mahir bir bahçıvana denk gelmeyip umut katili olan bir öğretmene denk gelirse o çocuk bitmiştir. Öğretmenlik karşılık beklemeden yapılmalıdır.”
Filistin’de yaşanan olaylara değinen Server Vakfı Başkanı M. Emin Yıldırım, “7 Ekim’den bu taraf dünyada yepyeni bir süreç başladı. Hiç bu kadar ABD, İsrail pervasız olmamıştı. Bu ülkeler önceleri yaptıkları işleri hep bir kılıfla yapıyordu. İnsan hakları, özgürlük diyorlardı. Artık günümüzde bir kılıf göstermeye gerek görmüyorlar. Allah zalimlerin azgınlıklarını artırdıysa Allah onları yok etmeyi murat ediyor demektir. Allah inşallah bizlerin elleriyle Gazze’deki o mazlumların intikamını alacak. Allah bu intikamı zalime, facire değil bize nasip etsin. Allah bizi seçerse önümüzde kimse duramaz inşallah! Onun için heyecanınızı kaybetmeyin, umutlarınızı kaybetmeyin. Biz doğru işleri yapacağız. İnşallah Kudüs’te fetih namazını kılacağız.”
Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil İbrahim Çelik, ÖĞ-DER’in 12.Eğitim Kampı’nda yaptığı konuşmada eğitim sistemini şu şekilde eleştirdi: “Bir benzetme yapacak olursak, okul ortamında kuşları, balıkları, aynı ortamda eğitmeye çalışıyoruz. Daha sonra uçma yarışı yaptık deyip LGS’de kuşlar kazandı, balıklar kaybetti diyoruz.” diye konuştu. ABD, Truman doktrini, Marshall yardımlarıyla ülkeler komünizme karşı korunacak, Fulbright anlaşmalar ülkelerdeki nüfuzun devamı sağlanmak istenmiştir. Fulbright eğitim komisyonu
46 ülke ile ikili anlaşmalar, 165 ülke ile de büyükelçilikler aracılığıyla yürütülmektedir. Eğitim ve Kültür İşbirliği Mübadele Komisyonu (Fulbright komisyonu) karşılıklı uzman değişimi ve burs programıdır.
1949 da Türkiye anlaşma imzalar, 1950 yılında anlaşma meclisten geçer. Anlaşma geçmeden Fulbright uygulaması çoktan uygulanmaya başlanmıştır. Fulbright Bursu için öğrenciler seçilirken tıp, mühendislik, sosyal bilimler ve sanat alanından seçiliyor. Bu burstan en çok faydalanan ülkeler sıralamasına göre 46 ülke arasında Türkiye 14.sıradadır. Doç. Dr. Halil İbrahim Çelik “Fulbright burslarıyla ABD’ye gidenler vatana ihanet olsun diye bu kapsamda eğitim alıp gelmiyor, ülkem için iyi bir şeyler yaparım niyetiyle gidiyor. Amerika’da ne kadar çok Fulbright burslu sayısı artıyorsa o ülkenin dış ticaretinde Amerikan ticaretinin arttığı, Amerikan çıkarlarının gözetildiği ortaya çıkmıştır. Bu burslarla bizde de tipi bizden, adı Osman, Muhammed olan ancak zihniyeti onların menfaatine çalışan nesiller yetişiyor.” şeklinde konuştu.
Kampın son gününde ise ÖĞ-Der Genel Başkanı Numan Gökmen ÖĞ-DER’in çalışmaları hakkında bilgi verdi. Eğitim kampı Muhittin Hamdi Yıdırım’ın Temel Çalışma Esaslarımız konulu konuşmasıyla son buldu. Din Bir Der Genel Başkanı Muhiddin Hamdi Yıldırım ÖĞ-DER’in 12. Eğitim Kampında konuştu. Yıldırım Gazze ve Filistin konusuna değinerek,” Filistin şu anda kuvözdedir. Hamasın verdiği mücadele dünya insanları zanlarından, ön kabullerinden İslam’a yaklaştırdı. Yahudi bunu gördü durdurmak istiyor ancak durduramayacak inşallah! Yeni bir döneme giriyoruz. Ümit var olunuz. Bediüzzaman Said Nursi gelecekte en gür seda İslam’ın sedası olacaktır.” diye konuştu. Muhiddin Hamdi Yıldırım “Allah’ın İslam toplumlarına verdiği musibetlerin tamamı hakka dönmeleri içindir. Bu Allah’ın şefkat tokadıdır. Allah kullarına zulmetmez. Başımıza ne geliyorsa kendi elimizle kendimiz yapıyoruz. Din Bir Der Genel Başkanı Muhiddin Hamdi Yıldırım ÖĞ-DER’in 12. Eğitim Kampında konuştu. Yıldırım Gazze ve Filistin konusuna değinerek,” Filistin şu anda kuvözdedir. Hamasın verdiği mücadele dünya insanları zanlarından, ön kabullerinden İslam’a yaklaştırdı. Yahudi bunu gördü durdurmak istiyor ancak durduramayacak inşallah! Yeni bir döneme giriyoruz. Ümit var olunuz. Bediüzzaman Said Nursi gelecekte en gür seda İslam’ın sedası olacaktır.” diye konuştu