BENI HABERDAR ET
E-mail adresinizi ekleyerek hizmet- lerimizden haberdar olabilirsiniz.
Ad Soyad
:
E-mail
:
Ekle
Çıkar
NAMAZ VAKTİ

HAVA DURUMU
ZIYARETÇI SAYISI
Bugün :
1
Toplam :
276644
SİZ NE YAPTIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ?

AKP Hükümeti, baştan beri Türkiye´nin geleceğini tehdit eden icraatlar yapmaya devam ediyor. Meclis çoğunluğu ve devlet gücünü elinde bulundurmanın da etkisiyle, halkın her an görebileceği icraatlara önem veriyor. Yol, köprü, pazar yeri, hastane gibi yer ve kurumların yapılması ve iyileştirilmesi gibi icraatlar bunlar arasında. Yeni fabrika kurma, yeni kaynak oluşturma gibi icraatlar göremiyorsunuz. Türkiye´yi çöküşe götüren icraatlar ise, Başbakan´ın yüksek hitabet vizyonu, ellerindeki reklam ve tanıtma araçları ile gerçeklerin ters yüz edilmesi, anamuhalefet partisiyle giriştiği polemik ve söz düelloları gibi yöntemlerle gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor.

Hükümet´in son projesi tüyler ürpertici... Milli Eğitim Bakanlığı´nın "Fatih Projesi" kapsamında İngilizce dersi vermek için, gelecek yıldan itibaren 10 bin olmak üzere, 4 yılda 40 bin yabancı öğretmen ithal ve istihdam edeceği basına yansıdı. Şimdi, bu projenin hangi tarafından tutacaksınız? 2023 yılına 250 üniversite ile gireceği açıklanan Türkiye´de "eğitimin iflası"nı mı? Ataması yapılmayan eğitimcilere "hakaret olduğu"nu mu? Kendi okullarımızda yetiştirdiğimiz "öğretmenlere güvenemediğimizi" mi? Bir öğretmen kuruluşumuz olayı, "Bu, misyonerleri eğitim yuvalarımıza sokmak için geliştirilen projenin bir parçasıdır" şeklinde değerlendirdi.

Her şeyden önce, böyle bir proje, eğitimin "milli"lik özelliğine aykırıdır. Bu projeyi öne sürenler, dünyadaki eğitim uygulamalarından haberdar mıdırlar acaba? Önce, eğitim dünyanın en hassas konusudur. Çünkü, eğitimin hedefinde insan vardır. Duyguları, düşünceleri, sevgileri, tepkileriyle insan. Gelişmiş toplumlar buna kimliklerini muhafaza etme özelliğini de ilave ediyorlar. Eğitimin o ülkedeki hakim kültürle uyumlu olmasını arzuluyorlar. Bundan taviz vermiyorlar. Doğru olan da budur.

Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerini örnek verelim: Bu ülkelere çalışmak için giden vatandaşlarımıza, başlangıçta Türkçe öğrenimini teşvik etmelerine rağmen, bugün farklı bir uygulama yapıyorlar. Çünkü, başlangıçta vatandaşlarımız için "Nasıl olsa ülkelerine geri dönecekler" şeklinde düşünüyorlardı. Hatta, 1984´te dönmek isteyenlere, 10 bin Mark teşvik primi bile verdiler. Bu vesileyle, 500 bin vatandaşımız yurduna döndü. Gitmeyenlerin "kalıcı" olduğu anlaşılınca Türkçe öğreniminde "isteksiz" davranmaya başladılar. Öğrenci velilerinin de vurdum duymazlığı onların işlerini kolaylaştırdı. 1985´ten sonra Türkiye´den gönderilen öğretmen sayısı oldukça semboliktir. Onlar, ana dilini bilen bir kişinin kolay kolay asimile olmayacağını çok iyi biliyorlar. Daha iki ay önce, Türkiye Başbakanı, Almanya Başbakanı Merkel´le Berlin´de görüşmesi sırasında, Türkiye´den giden ailelerin çocuklarına yönelik Türkçe eğitim veren bir okul açılmasını talep etmişti de olumlu cevap alamamıştı.

Şimdi, neyi konuşuyoruz biz? Avrupalılar, asimile olmamızı engelleyeceği için Türkçe öğreniminin önüne geçmek isterlerken, Türkiye´de, hem de isminin başında "milli" kelimesi bulunan eğitim kurumumuz, tüm öğrencilere yabancı öğretmenler tahsis etmek istiyor. O öğretmenler kendi kültürleriyle buraya gelecek olduklarına göre, bu durum, kendi ülkemizde asimile olmaya prim hazırlamaktan başka hangi anlama gelir? Yoksa, bu da mı AB uyum yasalarının gereği? Hükümet ne yaptığının farkında mıdır dersiniz? Bu proje, adım adım Türkiye´nin yabancılara teslimi değil midir?

Hükümet´in endişelere sebep olan o kadar çok icraatı oldu ki... Türkiye ve İslam Tarihi´nde bir örneği görülmeyen en kötü icraatı da bu Hükümet gerçekleştirdi: AB uyum yasalarını bahane ederek, zinayı suç kapsamından çıkardı. O günden beri, Türkiye´de manevi tahribat faciası yaşanmaktadır. Türkiye´de yayın yapan birçok televizyon durmadan halkımızı manevi erozyona uğratırken Hükümet´in kılı bile kıpırdamamaktadır. Vatandaşın RTÜK´e yaptığı şikayetleri duymamazlıktan gelmektedir. Üstüne üstlük, iki ay önce  -daha çok tahribat yapsınlar diye mi yoksa?- yabancı sermayenin medyadaki payını yüzde 25´ten yüzde 50´ye çıkarmıştır.

Yabancılara en çok toprak satma rekoru kıran bu Hükümet, şikayetler karşısında "Toprak satılıyorsa, alıp da götürmüyorlar ya!." diyebilmiştir.

Başbakan´ın, bir ABD projesi olarak 22 halkı müslüman ülkenin haritasını değiştirmeyi hedefleyen BOP Eşbaşkanlığı görevini üstlenmesi, baştan beri soru işareti oluşturma özelliğini korumaktadır.

Yapılan düzenlemelerle, yabancıların bankacılık sektörünü ellerine geçirmesi özendirilmektedir.

İletişim sektörünün tamamının yabancıların eline geçmesi düşündürücü değil mi? Özelleştirme adı altında en stratejik nice kurum yabancıların eline geçmiştir. Özelleştirme kapsamında elden çıkan bazı kuruluşlardan Telekom´un Arapların, Telsim´in İngilizlerin, Kuşadası Limanı ve Citibank´ın İsraillilerin, İzmir Limanı´nın Hong Kongluların, Avea´nın Lübnanlıların, Petkim´in Ermenistan´ın, Finansbank´ın Yunanlıların, Oyakbank´ın Hollandalıların, Fox Tv´nin Amerikalıların eline geçmesi, "Geride ne kaldı?" sözünü akla getirmektedir.

Rahmetli Erbakan Hoca´nın, ileri yaş ve olumsuz sağlık şartlarına rağmen "Toprak altımızdan kayıyor" diyerek Saadet Partisi Genel Başkanı olmayı kabul etmesi ve bu Hükümet´e dersinin verilmesi için çalışmalar başlatmasının temelinde bu tereddütler olduğunu düşünüyorum.

Yazar: Şakir TARIM
Alıntı: Milli Gazete 26.03.2011

Yazdır  l  Arşiv  l  GönderBu içerik 2522 kez izlendi
Günün Ayeti

Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah´ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O´ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Tevbe 116

Günün Hadisi

İnsan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amelin sevabı kesilmez: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak.
Tirmizi

Günün Sözü

Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır.Çünkü doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşır.

Necmettin Erbakan

EĞİTİM YAZILARI
ANKET
Site Yönetimi ÖG-DER