BENI HABERDAR ET
E-mail adresinizi ekleyerek hizmet- lerimizden haberdar olabilirsiniz.
Ad Soyad
:
E-mail
:
Ekle
Çıkar
NAMAZ VAKTİ

HAVA DURUMU
ZIYARETÇI SAYISI
Bugün :
30
Toplam :
77469
BİZİM ÇOCUKLARIMIZIN HAKKININ KİM KORUYACAK.

ÖĞDER Genel Başkanı İsmail Hakkı AKKİRAZ:

KATSAYI İŞSİZLİĞİ ARTIRDI

Şuurlu Öğretmenler Derneği Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz yaptıkları aylık şube başkanları toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Akkiraz, katsayı uygulamasının bir darbe zihniyeti uygulaması olduğunun altını çizerek, bu gün genç nüfusun işsiz olmasının arkasında da bu zihniyetin olduğunu dile getirdi.

Akkiraz, 28 Şubat sonrası bir yıkım süreci yaşandığının altını çizerek, "Bu yıkım sürecinde, özellikle 28 Şubat operasyonu ile ´Önce Ahlak ve Maneviyat´ doğrultusunda büyük bir gelişme gösteren eğitim ve öğretim yapımıza büyük saldırılarda bulunulmuş, eğitimde fırsat eşitliği keyfi uygulamalarla ortadan kaldırılmıştır. Kur´an eğitimine getirilen kısıtlamalar, 8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitime geçiş, katsayı düzenlemesi gibi uygulamalarla sistem olabildiğine yozlaştırılmıştır. Bu yozlaştırmalar Millet iradesine rağmen yapılmıştır. Meslek liselerinin önü kesilmiş, ülkenin iş gücü ihtiyacı karşılanamaz hale gelmiştir. Bundan dolayıdır ki genç nüfusun yüzde 30 ´u işsiz ve vasıfsız konuma gelmiştir" diyerek eleştirilerde bulundu.

"Ülkenin değerli ve geleceği gören müspet aydınlarının katkılarıyla YÖK, doğan mağduriyeti kısmen de olsa ortadan kaldıracak bir düzenlemeye imza atmıştır. YÖK yönetimini bu müspet kararından dolayı millet olarak takdir ettik" diyen Akkiraz, Danıştay´ın aldığı kararın millet vicdanında derin yaralar açtığını söyledi. Akkiraz, "Yıllardır milletten kopuk bazı etkin çevreler İstanbul Barosu´nu devreye sokarak Danıştay´a dava açtırmaları sonucu Danıştay´ın Anayasa ve yasaları zorlayarak YÖK´ün aldığı katsayı kararının yürütmesini durdurması, millet vicdanında derin yaralar açmıştır. Hukukçular ve konunun uzmanları bu kararın ideolojik bir karar olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir" dedi.

Çocuklarimiz Nezaman Okuyabilecek

ÖĞDER Genel Başkanı Akkiraz, Türkiye´de vatandaşın çocuğunun özgürce istediği okulda ne zaman okuyabileceğini sorarak,  "Bu ülkede Müslümanlığın hem şekline hem de ruhuna uymak isteyen biz velilerin çocukları inancını yaşayarak ne zaman bu ülkede okuyabilme hakkına kavuşacak.Bizim çocuklarımız inancının gereği olarak taktığı başörtüsü ile okuma imkanına, bir insan hakkı olan başörtüsü hakkını kullanarak, anayasal hakkı olan okuma hakkını adil bir şekilde kullanarak ne zaman okuyacak. Bizim çocuklarımız hangi ülkede özgürce okuyabilecekler.Danıştay´ın çocuklarımızın eğitim hakkını ellerinden alma hakkı var mı? Bu ayıbı kimler ortadan kaldıracak" diye konuştu.

 

ÖĞDER Genel Başkanı İsmail Hakkı AKKİRAZ´ın basın açıklamasının tam metni

BİZİM ÇOCUKLARIMIZIN HAKKININ KİM KORUYACAK.

Değerli Basın Mensupları  Şube Başkanlarımız  Genel Merkez Yöneticilerimiz

Bugün 5 Aralık 2009 Cumartesi Günü.

Bir şube başkanları toplantısını daha yapıyoruz. Çalışmalarımızın bu bölümünde gündemi ve konuları değerlendireceğiz.

Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak, Hakk´ı her şeyin üstünde tutan, Temel İnsan Hakları´nı önemseyen ve bunun gerçekleşmesi için mücadele eden, ´Eğitimde Önce Ahlak ve Maneviyat´ın esas alınmasını zorunlu gören bir anlayışa sahibiz.

Türkiye bölgesinde ve dünya ölçeğinde büyük bir ülkedir. Türkiye´ye bu önemi kazandıran şey, sahip olduğu temel inanç değeri olan İslam´dır, tarihidir, coğrafyasıdır, kimliğidir.

Ülkemizi tarih boyunca düşmanları, çeşitli metotları kullanarak etkisizleştirmek, bölmek parçalamak ve yumuşak lokma haline getirip İsrail´e vilayet yapmak için var güçlerini kullanmaktadırlar.

Bu yıkım sürecinde, özellikle 28 Şubat operasyonu ile  ´Önce Ahlak Ve Maneviyat doğrultusunda büyük bir gelişme gösteren eğitim ve öğretim yapımıza büyük saldırılarda bulunulmuş, eğitimde fırsat eşitliği keyfi uygulamalarla ortadan kaldırılmıştır.

Kuran eğitimine getirilen kısıtlamalar, 8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitime geçiş, katsayı düzenlemesi gibi uygulamalarla sistem olabildiğine yozlaştırılmıştır. Bu yozlaştırmalar Millet iradesine rağmen yapılmıştır. Meslek liselerinin önü kesilmiş, ülkenin iş gücü ihtiyacı karşılanamaz hale gelmiştir. Bundan dolayıdır ki genç nüfusun %30 &8216;u işsiz ve vasıfsız konuma gelmiştir.

Ülkenin değerli ve geleceği gören müspet aydınlarının katkılarıyla YÖK, doğan mağduriyeti kısmen de olsa ortadan kaldıracak bir düzenlemeye imza atmıştır. YÖK yönetimini bu müspet kararından dolayı millet olarak takdir ettik.

Yıllardır milletten kopuk bazı etkin çevreler İstanbul Barosunu devreye sokarak Danıştay´a dava açtırmaları sonucu Danıştay´ın Anayasa ve Yasaları zorlayarak YÖK´ün aldığı katsayı kararının yürütmesini durdurması, millet vicdanında derin yaralar açmıştır.

Hukukçular ve konunun uzmanları bu kararın ideolojik bir karar olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir.

 

Şimdi ne olacak.

Bu ülkede Müslümanlığın hem şekline hem de ruhuna uymak isteyen biz velilerin çocukları inancını yaşayarak ne zaman bu ülkede okuyabilme hakkına kavuşacak.

Bizim çocuklarımız inancının gereği olarak taktığı başörtüsü ile okuma imkanına, bir insan hakkı olan başörtüsü hakkını kullanarak, anayasal hakkı olan okuma hakkını adil bir şekilde kullanarak ne zaman okuyacak.

Bizim çocuklarımız hangi ülkede özgürce okuyabilecekler.

Danıştay´ın çocuklarımızın eğitim hakkını ellerinden alma hakkı var mı?

Bu ayıbı kimler ortadan kaldıracak?

YÖK bu karara birçok açıdan itiraz etmiştir. Danıştay´ın bu itirazı haklı bulacağına, 8. dairenin aldığı bu haksız yürütmeyi durdurma kararını bozacağına olan inancımız tamdır.

Bir veli olarak ÖĞ-DER olarak bu meselenin kökten çözülmesini ve keyfi uygulamalara zemin teşkil eden muğlâklıkların ortadan kaldırılması için;

1-     Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL´ü

2-     TBMM Başkanı Sayın M. Ali ŞAHİN´i

3-     T.C Hükümeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN´ı

4-     Milletvekillerini

5-     Mecliste gurubu bulunan partileri

6-     Meclis dışı muhalefet partilerini çözüm için göreve çağırıyoruz.

Bu meseleyi millet adına çözmek, yukarıda saydığımız devlet büyüklerinin varlık sebepleridir.

Çözüm için ikinci yol da Mağdur Veliler Birliği´nin kurulmasıdır. Duyarlı Sivil Toplum Örgütleri de bu birliğin üyesi olmalıdırlar.

Bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bu birlik çatısı altında güçlü lobilerin oluşturulması elzemdir. Bu lobiler vasıtası ile kamuoyu oluşturmak, yetkili kesimler nezdinde etkili görüşmeler yaparak onları çözüme zorlamak, hukuki mücadeleyi yürümek gerekir.

 

MİNARE KRİZİ

Bir diğer konu ise İsviçre´de yaşana Minare Olayıdır. Bu olay bir sefer daha göstermiştir ki, batı medeniyeti Merkel´in dediği gibi bir ´Hıristiyan Ve Yahudi Medeniyetidir.´ Bu medeniyet varlığını, İslam,´a ve değerlerine karşı yürüttüğü mücadeleye borçludur.

Bunun en açık delili, 1990´lı yılların başında, İngiltere Başbakanı Margaret Teacher`in İskoçya`daki NATO toplantısında yaptığı konuşmadır.
Teacher: "Düşmanı olmayan ideoloji yaşayamaz. Bizim yasayabilmemiz için mutlaka bir düşmanımızın olması lazımdır. Sovyetler Birliği dağıldı ve düşman olmaktan çıktı. Onun yerine yeni bir düşman koymamız gerekiyor. Bu yeni düşman İSLAM olacaktır." Cevabını vermiştir.

Batılılar 19 Haçlı savaşını niçin yaptılar.

Şimdi 20. Haçlı savaşını niçin yapıyorlar.

NATO Afganistan´da terörizme karşı değil, İslam ve Müslümanlara karşı savaşmaktadır.

Yaşadığımız olay nedir?

Yaşadığımız olay Batının tipik bir İslam düşmanlığı olayıdır.

Danimarka´da yaşanan ´Karikatür Krizi ´nin külleri soğumadan şimdi de ´Minare Krizi´ ile karşı karşıyayız. Bu saldırıya karşı özellikle Milli Eğitim bakanı sayın Nimet ÇUBUKÇU´dan AB üzerinden yürütülen bütün eğitim projelerinin iptal edilmesini istiyoruz.

                Batının ve kurumlarının İslam ve Müslümanlarla ilgili kanaatleri ortada iken, bu AB sevdasından da yöneticilerimizin vazgeçmesini bekliyoruz.  İslam Âlemi olarak, Türkiye olarak uyanmak ve aslımıza dönme mecburiyetindeyiz.

Bu meseleler ´Ümit etmekle çözülmez.´

MAZLUMLAR AYAĞA KALKMADAN ZALİMLER DİZ ÇÖKMEZ.

 

Yazdır  l  Arşiv  l  GönderBu içerik 128 kez izlendi
Günün Ayeti

Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever. ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 134

Günün Hadisi

Allah´ım! Bana kendi sevgini ve Senin yanında sevgisi bana fayda verecek kimsenin sevgisini ver. Tirmizî, "Deavât", 73

Günün Sözü

Bildiklerini uygulama alanına koymayan âciz bir bilgin, bal yapmayan bir arıya benzer. (Sadi)

EĞİTİM YAZILARI
ANKET
Site Yönetimi ÖG-DER