BENI HABERDAR ET
E-mail adresinizi ekleyerek hizmet- lerimizden haberdar olabilirsiniz.
Ad Soyad
:
E-mail
:
Ekle
Çıkar
NAMAZ VAKTİ

HAVA DURUMU
ZIYARETÇI SAYISI
Bugün :
1
Toplam :
276644

Öğretmenlikte başarının sırları ve elleri öpülesi öğretmenler... 
Öğretmenlik zor meslektir. Başlı başına bir insan yetiştirme sanatı olan öğretmenlik, çok zor ve o denli meşakkatli bir zanaattır. Öğrencilerle uğraşmak, onlarla hemhal olmak, onları yönlendirip istikamet vermek çok ama çok kârlı bir eylemdir.
Bu açıdan bakıldığında öğretmenlik çok dikkat gerektiren bir meslektir. Hocaların bundan dolayı hata yapma lüksleri yoktur.
Öğretmen bir kuyumcu titizliği ile bir fidan gibi büyüyen çocukları maddi ve manevi olarak eğitecektir. Bu eğitim sırasında hocalar alabildiğine duyarlı davranarak çocukların ruh ve düşünce dünyalarını müspet olarak etkileyeceklerdir. Yetkin ve o derece mesleğine kendilerini adamış olmaları öğretmenler için bir ön koşuldur.
Bu bağlamda ilkokuldan üniversiteye kadar onlarca öğretmenin hayatımıza yön verdiği bir gerçektir. Lâkin neredeyse yirmi yıla yaklaşan eğitim-öğretim döneminde geriye doğru baktığımızda bütün öğretmenleri değil de bazı öğretmenleri hatırlamamız çok ilginçtir. Dayakçı öğretmenler, notu silah olarak kullanan öğretmenler, öğrenciler arasında ayırım yapan, onurlarını kırıp öğrencilerini rencide eden öğretmenler nedense pek hatırlanmaz. Hatırlansa dahi hayırla kulakları çınlatılmaz. Hatta bazen yıllar sonra karşılaşıldığında bile görmezden gelinir.
Ne var ki öyle öğretmenler de vardır ki, onlar hayatın sonuna kadar unutulmaz. Konu eğitimden açıldığında hep onlardan bahsedilir, örnekler verilir ve hep hayırla anılır, karşılaşıldığında saygıyla elleri öpülür. İşte bu çok başarılı, hayatımıza yön veren, hayatımızda yer eden öğretmen modeline olan ihtiyacımız bugün dünden daha fazladır. İnançlı, yetkin, bilinçli, sabırlı, fedakâr, gayretli, azimli öğretmenler topluma yön veren, insanlığa hizmet eden toplum öncüleridir. İşte bu demde sadede gelip öğretmenlikteki başarının sırlarını, başarılı olmanın yöntemlerini açıklamaya çalışırsak şu hususlar öne çıkar:
* Derslere vaktinde girmek, bunu bir prensip haline getirmek.
* Derslere girildiğinde öğrencilere selam vermek.
* Derse girer girmez derse başlamak yerine bütün öğrencilere tek tek bakıp, yüzlerini incelemek, hallerini-hatırlarını sormak.
* Derse girildiğinde kaşlar çatılmış, kızgın ve öfkeli bir biçimde değil, alabildiğine rahat ve emin bir tavırla derse girip onlara tebessüm etmek.
* Daha önceki derslerde anlatılan konu hakkında kısa bir tekrar yapıp hatırlatma yapmak…
* Her öğrenciye mümkünse ismiyle hitap etmek ve böylelikle onları önemsediğini göstermek…
* Ders işlerken dersi ayakta; canlı,  tahtayı kullanarak,  kısa örnekler vererek anlatmak…
* Ders işlerken öğrencilere bıkkınlık vermemek…
* Ders sırasında anlattıklarını soruya dönüştürmek…
* Özellikle de öğrencilerin bilgi ve becerisini dikkate alarak, öğrencilerin seviyelerine inmek…
Bu saydığımız etkenler gerçekten başarı için çok önemli donelerdir. Fakat iş bununla da bitmemektedir.
Bunun yanı sıra aşağıda sayacağımız hususlar şayet yerine getirilirse başarı perçinlenmiş, eğitimcilik mesleği hakkıyla icra edilmiş olur:
* Çoğu zaman ders işlerken öğrencileri notla değerlendirerek teşekkür edip onları onore etmek.
* Her öğrenciye eşit mesafede davranmak, öğrenciler arasında ayrım yapmamak, öğrenciler arasında adaletli bir şekilde davranmak…
* Dersin bitimine birkaç dakika kala konuyu kısaca özetlemek.
* Dersi, zil çaldığında uzatmamak ve zille birlikte dersi bitirmek.
* Derse girilen sınıfların düzenine ve temizliğine dikkat etmek.
* Konularla ilgili öğrenciye ödev vermek.
* Sınıftan ayrılırken öğrencilere iyi dersler dilemeyi ihmal etmemek.

Bu saydığımız hususlar eğitim açısından, eğitimcilerin başarılı olması bakımından son derece elzem olan hususlardır. Öğretmen camiasının “elleri öpülesi” öğretmen olabilmeleri için, yerine getirmeleri gereken hususlardır. Unutulmasın ki muallimlik mesleği “peygamberler mesleğidir” ve hakkıyla icra edilmesi gerekir.
Bu vesileyle öğretmenlerimizin yukarıdaki hususları bir kez daha dikkate almalarını rica ediyor, eleştirilerini bekliyor ve başarılar diliyorum…
Eğitim sistemi içler acısı
İnsanlığın gelişmesinde, medeniyetlerin ilerlemesinde, dünya barışının tesisi için dayanışma sağlanmasında ve insanlığın huzur ve refahı için gerekli ortamın hazırlanmasında öğretmenin yüklendiği büyük rol göz ardı edilemez. Bunun için, toplumların en önemli görevi, üstün meziyetlere sahip öğretmenler yetiştirmektir.
Günümüz Türkiye´sinde yaşanan sıkıntılı süreçte öğretmenlerimize her zamankinden fazla görev düşmektedir. Dünyanın genç nüfusu en yoğun ülkelerinden biri olmakla övünürken, gençliğinin büyük çoğunluğunu ne yazık ki, iletişim araçları ile ortaya konulmuş popüler söyleme endeksli, kurtlar vadisinde dolaşmaya hevesli, stadyumlarda, eğlence ve konser salonlarında eğlenen tek tip bir gençlik oluşturma yolunda bir ülke seviyesine düşürmeye çalışanlar var.
Gençliğimize kurulan tuzaklar bu kadar da değildir. Türkiye´de ortaöğretim kurumları adeta başıboş bırakılarak, buradaki evlatlarımız uyuşturucu tacirlerinin, misyonerlerin ve ahlaki tahribatın pençesine bırakılmıştır. Yeniden Sağlık ve Eğitim Vakfı´nın yaptığı araştırmaya göre Türkiye´de 15-17 yaş grubundaki gençler arasında sigara, alkol ve uyuşturucu maddeye başlama yaşı 13´e kadar düşmüş. Araştırma, 24-25 bin ilköğretim ve lise öğrencisi üzerinde yapılmıştır. İlköğretim öğrencilerinin yüzde 16´sının hayatları boyunca en az bir kez sigara kullandıkları tespit edilmiş, bu çocuklar arasında sigaraya başlama yaşı da ortalama 11 olarak belirlenmiştir. Aynı araştırma, her gün en az bir kez alkol kullanan öğrenci oranının yüzde 15 olduğunu göstermektedir. Türkiye´de lise ikinci sınıf öğrencileri arasında sigara, alkol, uçucu madde ve hap kullanımında ilk sırada İzmir ilimiz yer almaktadır. 1998 yılında yapılan benzeri bir araştırmaya göre, o günden bu yana extasy kullanımı iki kattan fazla, eroin kullanımı iki kat, hap kullanımı 1,5 kat ve esrar kullanımı yüzde bir oranında artmıştır. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla da bağlantılı olarak gençliğimiz gelecek endişesi içerisine düşmüştür, ÖSS ve tüm eğitim süreci boyunca devam eden çarpık sınav uygulamaları ile eğitimden soğumuş, hayattan bezmiş, öylece yaşayıp giden idealsiz, şuursuz, ülke meselelerine duyarsız, özgüvenden yoksun bir genç kesim oluşmuştur.
İşte böyle bir ortamda, gençliği içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtaracak kişiler öncelikle öğretmenlerdir. Çünkü hepimizin malumu olduğu üzere, çocuklarımız, ilköğretimden itibaren ailesinden daha fazla okul ortamında zaman geçirmektedir. Öğretmen, çocuğun birinci örneğidir.
O halde öğretmenlerimiz de vasıflı insanlardan seçilerek görevlendirilmeli, ekonomik ve sosyal güvenceye kavuşturulmalı, öğretmenlik cazip bir meslek haline getirilmelidir.
Şanlı bir tarihin mirasçıları olan ve bu topraklarda en büyük medeniyetleri kuran aziz milletimiz, bugünkü modern ilimlerin temelini atan pek çok âlim yetiştirmiştir. Bugün de doğru politikalarla bu atmosfer yeniden sağlanmalıdır. Şurası bir gerçek ki; ülkemizi medeniyet yarışında “lider ülke” yapacak ve insanımıza hayırlı hizmetler verebilecek vatan evlatlarının maddi ve manevi açıdan iyi yetişmesini sağlayacak fedakâr öğretmenlerimizin de, öğretmen olma arzusunu taşıyan gençlerimizin de Millî Görüş iktidarına ihtiyacı vardır.
Millî Görüş iktidarıyla yaşanacak huzur ve barış dolu müreffeh günlerin yakın olması dileklerimizle, tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyoruz.
“Öğretmenler günü kutlu olsun.”
Vaatlerin anlatıldığı bir gün olmasın.

Öğretmenler Günü, “vaatlerin değil, yapılan işlerin gururla anlatıldığı bir gün” olması gerekir. Öğretmenler, ekonomik ve sosyal haklar açısından yaşadıkları sorunlar nedeniyle etüt, kurs, özel ders vermektedirler. Çünkü öğretmenin kafası, “ay sonunu nasıl getireceği” ile meşguldür. “Her şeyin öğretmenden beklenme alışkanlığı” hâkimdir. “Alt yapı hazırlanmadan, bu maaşla ele güne muhtaç hale getirilen öğretmenlere emir verenler hiç mi düşünmüyor?”
Seçim meydanlarında verilen, “eşit işe eşit ücret” vaadi, “havada kalmıştır.” Hükümetin öğretmenlere adil davranması ve diğer çalışanlarla durumlarını eşitlemesi gerekir.
Geleceğimiz öğretmenlere emanet, ya öğretmenler?..
Öğretmenim sahipsiz. Vaziyet perişan. Gelecek nesillerin kilometre taşı olan öğretmenler yetersiz eğitim imkânları, yetersiz maaşları ve düşük ek dersleri, tayin ve nakil konusunda çektikleri sıkıntı ile adeta üvey evlat muamelesi görüyor. Dünyadaki meslektaşları ile kıyaslanmayacak derecede kötü çalışma şartları ile mücadele eden öğretmenlerin, yüzde 44´ü hafta sonlarında, yüzde 79´u da sömestr ve yaz tatillerinde ek işlerde çalışıyor.
Cumhuriyetin kendilerine emanet edildiği öğretmenleri, hükümet sahipsiz bıraktı. “Eğitim ordusu kan ağlıyor”. AB ülkelerinde öğretmenler yıllık iyi ücret alırken, Türkiye´de öğretmenler bu rakamın üçte biri civarında ücretle çalışıyor.
Bir 24 Kasım daha geldi. Maalesef Türkiye´de değişen bir şey yok. Öğretmenlerimiz ekonomik ve özlük haklar açısından refaha kavuşmuş değildir.
Bir kısım çevreler, Öğretmenler Günü´nü “prosedür icabı” kutlamaktadır. Bu sebeple öğretmenler günü yine yaralara merhem olmayacak, yine öğretmenlerin çığlıkları sahipsiz kalacaktır.
Öğretmenler ekonomik durumları iyileştirilmeli
Geleceğimizi yetiştiren beyinler, geçim derdinde. Öğretmenler, bugün geçim sıkıntısı içinde kıvranmakta, layık oldukları ilgiyi, önemi ve desteği görememektedirler.
Yapılan araştırmalarda öğretmenlerin yaklaşık yüzde 40´ı ek iş yaparak geçinmekte, yüzde 80´i kredi kartı borç batağında çırpınmakta, büyük şehirlerde görev yapan öğretmenlerin de maaşlarının yüzde 55´ini ev kirasına vermektedirler.
Öğretmenler, bir ülkenin yetiştirdiği kuşakların hamurunu karan, mayasını katan, yoğuran ve şeklini veren ustalardır.
Yeni nesil, öğretmenlerin eseridir. Hepimizin bugünlere gelmesinde yoğun emekleri bulunan öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü´nü en içten dileklerimle kutluyorum.
Öğrencilerin uyması gereken kurallar
Öğrenci öğretmenine karşı:
“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”  ayet-i kerimesindeki bildirilen bilenlerle bilmeyenler arasındaki farkın idrakinde olarak hareket etmelidir.
Yine Hz. Ali´nin (R.A.) “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözündeki sırrı iyi anlayarak öğretmenine karşı gerekli tevazuu göstermelidir.
Öğrenci öğretmenine karşı soru sorma hakkını istismar etmemelidir.
Öğretmen öğrenci ilişkilerindeki sevgi-saygı çerçevesine de dikkat ederek bilmediklerini öğrenmek yahut anlayamadıklarını daha iyi idrak edebilmek adına öğretmenine soru yöneltmelidir.
Öğretmenini küçük düşürme, rencide etme yahut dersi sabote etme amaçlı sorulardan kaçınmalıdır.

Yazdır
Eğitim Yazıları
YENİ BİR BİLİM DALI: MANEVİ SOSYAL HİZMETLER
VAH MİLLİ EĞİTİM VAH…!
SUÇLU ÇOCUK YOKTUR
SİYASİ KÜLTÜR...
ÖĞRETMENLİKTE BAŞARININ SIRLARI VE ELLERİ ÖPÜLESİ ÖĞRETMENLER...
OKUL KİTAPLARI VE İSLAM
MEKKE´NİN FETHİNİ ASRIN İDRAKİNE SUNMALIYIZ
MEHMET AKİF´İN ÇOCUKLUK HATIRALARI…
MANEVİ VE AHLAKİ EROZYONA KARŞI GENÇLER KORUMASIZ!
MANEVİ TAHRİBAT VE KAYBOLAN NESİLLER
LİSE ÖĞRETMENLERİ VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ
KONUŞMA ÂDABI
İSLAM VE MATERYALİZM EKSENİNDE TALİM VE TERBİYEMİZ
İMAM-HATİPLİ, BAŞÖRTÜSÜ VE BİR KİTAP
HZ. PEYGAMBER (SAV) EFENDİMİZE BÜYÜK İHTİYACIMIZ VAR
EĞİTİMİMİZİN SAYGIN ÜRÜNLERİ
EĞİTİMİMİZ VE ŞUURLU ÖĞRETMEN
Eğitim, Medya ve Şiddet
EFENDİMİZ (S.A.V.) VE ÇOKLU ZEKÂ
EDEBİYAT EĞİTİMİ VE TARİH ŞUURU
DİKKAT! ÇOCUĞUMUZ UYUŞTURUCUYA ÇOK YAKIN
ÇOCUKLARA KUR´AN-I KERİM-İ ÖĞRETMEK
ÇOCUKLADA PROBLEM DAVRANIŞLARIN KRITERLERI
ÇOCUK EĞİTİMİ
BU EĞİTİM SİSTEMİ İLE GELECEĞİMİZ KARANLIKTIR!
BAŞARILI ÖĞRENCİ OLABİLMEK İÇİN
24 Kasım Öğretmenler günü
"ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞİ SEÇMEYEBİLİRDİNİZ"
Öğretmenler Derneği
G. Başkandan: MAKALELER
Şuur Dersleri
ÖĞ-DER´e Üyelik
Eğitim Yazıları
Öğretmen Rehberi
Yolumuzu Aydınlatanlar
Temel Bilgiler
Önemli Gün ve Haftalar
Nasıl Bağış Yaparım?
Mevzuat
İletişim
Hoşgeldiniz
Kitap Tanıtım
Faydalı Linkler
Şubelerimiz
Tüzük
Niçin ÖĞ-DER
Faaliyetlerimiz
Yayınlarımız
Makaleler
 
Günün Ayeti

Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah´ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O´ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Tevbe 116

Günün Hadisi

İnsan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amelin sevabı kesilmez: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak.
Tirmizi

Günün Sözü

Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır.Çünkü doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşır.

Necmettin Erbakan

EĞİTİM YAZILARI
ANKET
Site Yönetimi ÖG-DER