BENI HABERDAR ET
E-mail adresinizi ekleyerek hizmet- lerimizden haberdar olabilirsiniz.
Ad Soyad
:
E-mail
:
Ekle
Çıkar
NAMAZ VAKTİ

HAVA DURUMU
ZIYARETÇI SAYISI
Bugün :
1
Toplam :
276644

OKUL KİTAPLARI VE İSLAM

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, iki cihan saadetimiz için bizlere İslam´ı ihsan eden, Allah(c.c)´a hamd, muallimimiz, liderimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)´ya salât ve selam olsun.

Okullar açıldı. Bu eğitim ve öğretim yılında 28 Şubat ürünü kesintisiz eğitim uygulaması yerine 4 4 4 kesintili model uygulamaya konmuştur. Bu modelle birlikte Kur´an-ı Kerim, Hz. Muhammed (s.a.v)´in hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri seçmeli olarak müfredata konmuştur. Bu model gereği ortaokullar yeniden hayat bulmuştur. Bunun sonucunda bu yıl hatırı sayılır İHL´lerine bağlı ortaokul açılmıştır. Bunlar gecikmeli de olsa olumlu gelişmelerdir. Milletimiz bu gelişmelerden memnun gözükmektedir. Ancak Türkiye´nin eğitim siyasetinin temel referansları bilinmeden yapılanların ne anlama geldiğini anlamak zordur. Bu yapılanlarla eğitim ve öğretim de batıcılık anlayışı terk edilip İslam´ı referans kabul eden bir anlayışa dönülmüş müdür? Bu soruya verilecek cevaplar yapılanların ne anlama geldiğinin de cevabı olacaktır. 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre´nin Lozan şehrinde, Türkiye ile İngiltere, Fransa ve Sovyet Rusya temsilcileri tarafından Lozan Barış Anlaşması imzalanmıştır. Bu barış anlaşması ile batılıların garantiye aldıkları şey, bu anlaşmasının görünmeyen mimarı Mısır baş hahamı Siyonist Hayım Nahum doktrini gereği Türkiye´nin İslam´dan uzaklaştırılması ve manevi köklerinden koparılarak yumuşak lokma haline getirilmesi sonucudur. Bu anlaşmanın gereği olarak her alanda olduğu gibi eğitim sistemimiz İslam´dan koparılmış Siyonist, Materyalist Hıristiyan batıya bağlanmıştır. Bunun için seçilen akıl hocası Yahudi asıllı John Dewey (1859-1952) olmuştur. Bu zat 19 Temmuz- 10 Eylül 1924 tarihleri arasında dönemin Eğitim Bakanı Vasıf Çınar tarafından Türkiye´ye davet edilmiş bir dizi inceleme ve araştırmadan sonra "Türkiye Maarifi Hakkında Rapor"unu hazırlamış ve ilgililere sunmuştur. John Dewey´in hazırladığı raporla ilgili olarak söylediği şu söz önemlidir. "Biz bir program yaptık. Bu program kırk yıl uygulanırsa, Türkler kökünü kaybeder. Tıpkı bir Amerikalı gibi düşünmeye başlar." Dewey´in önerdiği eğitim modeli İslam düşüncesini eğitimin dışında tuttuğu ve materyalizmi esas aldığı için bu anlayışla yetişen nesiller manevi köklerinden kopacak ve Amerikalılar gibi düşünerek Büyük İsrail´in kurulaması planı karşısında bir engel olmaktan çıkmış olacaktır. Amaç İslam´ca düşünen ve yaşayan bir nesil yerine batılı gibi inanan, düşünen ve yaşayan bir nesil yetiştirmektir.

3 Mart 1924 tarihinde 430 Sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 2 Mart 1926´da maarif teşkilâtı hakkındaki kanun kabul edilmiştir. Medreseler başta olmak üzere İslam düşüncesine göre eğitim yapan bütün kurumlar kapatılmıştır. Tevhidi Tedrisat Kanunu´nun kabulünden bir süre sonra ilkokul programından Kur´an dersleri çıkarılmıştır. Başlangıçta seçmeli olan din dersi ortaokullarda 1930´da, öğretmen okullarında 1931´de, şehir ilkokullarında 1933´de, köy ilkokullarında 1939´da tamamen müfredattan çıkarılmıştır.

Tüm bu gelişmeler sonucu 1939-1948 yılları arasında din derslerinin hiç yer almadığı bir örgün eğitim deneyimi yaşanmıştır. Böylelikle sözüm ona "çağdışı" denilen İslam derslerinin okul müfredat programlarından kaldırılması sağlanmıştır.  O günden bu güne okullarımız ve üniversitelerimizde hâkim kılınan eğitim anlayışı batının bize dayattığı materyalist, seküler eğitim anlayışı olmuştur.

Materyalizm: Var olan ve gerçek olan -haşa- Allah(c.c) değil sadece maddedir. Madde evrenin asli veya temel kurucu unsurudur. Doğaüstü hiçbir şey var değildir. Sadece duyumlarla algılanabilen varlıklar, süreçler veya içerikler vardır ve gerçektirler. Evren; zekâ -hacmi ve ağırlığı olmayan güç- Tanrı vb, gaye ve nihai sebepler tarafından yönetilmez veya yönlendirilmez inanışıdır.

Sekülerizm: Toplumun dünya hayatını İslam´ın temel esaslarına göre tanzim etmesi, ebedi ahiret hayatını kazanacağı bir tarla olarak görmesi yerine, bütünüyle manevi olandan arınıp Materyalizm´in insan tanımına uygun olarak Üstün insanın mutlu köleleri olarak yaşayacağı bir dünya hayatına yönelmesi ve razı olması anlayışıdır. Materyalizm insan ve cin şeytanlarının birlikte ürettiği bir ifsat dinidir ve bu dinin hayat felsefesi de Sekülerizm´dir. Bu anlayışa dayanan bir talim ve terbiyeden hayır gelmemiştir ve gelmeyecektir. Yapılan değişiklikler eğitimin batıcı, İslam karşıtlığı muhtevasını değiştirmeye yönelik değildir. Toplumun bazı taleplerini bu muhtevaya zarar vermeden karşılama işi olarak görülmelidir. Bunun için Müslümanlar olayı doğru okuyup durumu lehlerine çevirecek ciddi aksiyonlar ortaya koymalıdırlar. Çünkü inanan insanlar, çocuklarının materyalist ve seküler şahsiyetler olarak yetişmesine rıza gösteremezler.

OKUL KİTAPLARI

Eğitim ve öğretimin bilinen unsurları aile, okul, öğretmen, öğrenci, çevre ve ders kitaplardır. Ders kitapları önemlidir ve aynı zamanda yapılan eğitimin materyalist veya maneviyatçı olup olmadığının da delilidirler. Türkiye´de ders kitapları İslam ve kaynaklarına itibar edilerek değil; AB kıstasları, Materyalizm ve Sekülerizm fikriyatına göre hazırlanmaktadır. Bunun için bu kitaplar hazırlanırken İslam´ın temel kaynaklarına atıfta bulunmak bilimsel sayılmaz. Çünkü İslam ve kaynaklarına dayalı bilgiler dogmadır, bilimsel deneylerle kanıtlanmadığı sürece doğru şeyler olarak kabul edilemez. Kitapların hazırlanmasında kabul edilen zihniyet budur. Okullarda okutulan Biyoloji, Sosyoloji, Psikoloji, Sağlık Bilgisi, Tarih, Coğrafya, Kimya, Fizik, Felsefe, Matematik, Muhasebe vb. kitapları incelediğinizde veya itimat ettiğiniz şuurlu Müslüman bir ilim adamına incelettiğinizde bu anlayışa göre hazırlandığını, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Temel Dini Bilgiler ve İHL. meslek dersi kitaplarının da dinler arası diyalog ve ılımlı İslam çerçevesinde batılıların istediği gibi hazırlandığını rahatlıkla görebilirsiniz.

Okul kitapları şu kıstaslara göre hazırlanmaktadır: a- Batı medeniyetinin kök değerlerinin esas alınması. Batının kök değerleri Yahudilik ve Hıristiyanlık değerleridir. Bu değerlerin dayandığı ana referans, Rönesans´tan bugüne Yahudi ruhban sınıfının geliştirdiği KABBALA öğretileridir.

b- Batının din ve ilah anlayışının esasa alınması. Batıda din helal ve haramı olmayan bir kimlikten başka bir şey değildir. Teslis akidesi ekseninde ya çoğulcu bir ilah anlayışına sahiptir veya dinsizdir. c- Materyalizmin esas alınması. Evrim teorisi bağlamında konular anlatılır. Allah´ın kâinatı yarattığı inancı bilimsel bulunmadığı için itibar edilmez. d- Yunan mitolojisinin esas alınması. Buna göre tarih mağara insanıyla başlar ve bu insan ilkel bir insandır, geliştikçe inanma ihtiyacı ortaya çıkmış, çok tanrılı inanış döneminden sonra insanlar tek tanrıya inanır hale gelmişlerdir. e- Latincenin ilim ve eğitim dili olarak kabul edilmesi. Batılılar İslam´ın etkisinden kurtulmak için Rönesans´la birlikte Latinceyi ilim ve eğitim dili olarak üretmişler, ilimler tasnifini de buna göre yapmışlardır. Kitaplarda kullanılacak bütün mefhumların Latince olmasına özen gösterilmektedir. İslam´a ait mefhumların yasaklanması bu kabul gereğidir. f- Kabalist, aydınlanmacı Newton ve Einstein gibi bilim adamlarının bir değer olarak öne çıkarılması. g- Batının insan anlayışının esas alınması. Batı ya göre biri tanrının çocukları olan üstün insan, diğeri ise üstün insan için maymundan dönüşmüş köleler olmak üzere iki ayrı insan vardır. Bu anlayışa göre üstün insanın dışında kalan insanlar Allah´ın kulu değil Yahudi´nin kölesidir. Batı müktesebatı İslam düşmanlığı müktesebatıdır, bu müktesebata göre hazırlanan kitaplar besmelesi olmayan kitaplardır. Bir Müslüman´ın Kur´anı okuyup anladıktan sonra bir Yahudi ve Hıristiyan medeniyeti olan batı ve müktesebatına tabi olması tedavisi zor bir akıl tutulması hastalığıdır. "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veli edinmeyin. Zira onlar birbirinin velisidirler. (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları veli tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez." (Maide: 51)

NE İSTİYORUZ

Biz Müslüman´ız. Bizim ilah, insan, çevre anlayışımız Kur´an ve Sünnete uygun olmak zorundadır. İslam´da talim ve terbiye mücerret bir şey değil "Yaratan Rabbinin adıyla oku" esası gereği ulvi bir görevdir. Bundandır ki biz, bütün okul kitaplarının Kur´an-ı Kerimi tefsir eden kitaplar olmasını istiyoruz. Bu kitapların bu anlayışla hazırlanması devleti idare edenlerin ve Talim ve Terbiye Kurulu´nun temel görevidir. Felsefe dersleri kaldırılmalıdır, yerine Kelam dersleri konmalıdır. Biz Müslümanlar; Kelam kitaplarında Allah´ı, iman esaslarını, Tarih kitaplarında Hz. Âdem´in yaratılışından günümüze hak-batıl mücadelesinin tarihi aşamalarını, Coğrafya kitaplarında dağları, ovaları, nehirleri, denizleri ve niçin yaratıldıklarını, Biyoloji kitaplarında canlıların yaratılış hikmetlerini, Fizik kitaplarında ilahi kudretin bir eseri olarak maddenin taşıdığı manayı, Kimya kitaplarında suyun canlılara hayat veren özelliğini, bitkilerin şifa dağıtan hikmetlerini, Astronomi kitaplarında bütün bir kâinatın kusursuz işleyişini Kur´an-ı Kerim rehberliğinde çocuklarımız okusun istiyoruz. Çocuklarımız böyle bir okumayla Allah´ı bilip tanısınlar, dünya ve ahiret saadetleri için tek çare olan İslam´a uysunlar ve yaşasınlar. Çünkü İslam haktır ve Allah´ın rızasıdır. İslam bizim Milli Görüşümüzdür. Akıllı olan kimse bu Milli Görüş´e bağlanır. "Kim, İslam´dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır." (Ali İmran: 85) vesselam.

İsmail Hakkı Akkiraz

MİLLİ GAZETE/19 EYLÜL 2012 ÇARŞAMBA

Yazdır
Eğitim Yazıları
YENİ BİR BİLİM DALI: MANEVİ SOSYAL HİZMETLER
VAH MİLLİ EĞİTİM VAH…!
SUÇLU ÇOCUK YOKTUR
SİYASİ KÜLTÜR...
ÖĞRETMENLİKTE BAŞARININ SIRLARI VE ELLERİ ÖPÜLESİ ÖĞRETMENLER...
OKUL KİTAPLARI VE İSLAM
MEKKE´NİN FETHİNİ ASRIN İDRAKİNE SUNMALIYIZ
MEHMET AKİF´İN ÇOCUKLUK HATIRALARI…
MANEVİ VE AHLAKİ EROZYONA KARŞI GENÇLER KORUMASIZ!
MANEVİ TAHRİBAT VE KAYBOLAN NESİLLER
LİSE ÖĞRETMENLERİ VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ
KONUŞMA ÂDABI
İSLAM VE MATERYALİZM EKSENİNDE TALİM VE TERBİYEMİZ
İMAM-HATİPLİ, BAŞÖRTÜSÜ VE BİR KİTAP
HZ. PEYGAMBER (SAV) EFENDİMİZE BÜYÜK İHTİYACIMIZ VAR
EĞİTİMİMİZİN SAYGIN ÜRÜNLERİ
EĞİTİMİMİZ VE ŞUURLU ÖĞRETMEN
Eğitim, Medya ve Şiddet
EFENDİMİZ (S.A.V.) VE ÇOKLU ZEKÂ
EDEBİYAT EĞİTİMİ VE TARİH ŞUURU
DİKKAT! ÇOCUĞUMUZ UYUŞTURUCUYA ÇOK YAKIN
ÇOCUKLARA KUR´AN-I KERİM-İ ÖĞRETMEK
ÇOCUKLADA PROBLEM DAVRANIŞLARIN KRITERLERI
ÇOCUK EĞİTİMİ
BU EĞİTİM SİSTEMİ İLE GELECEĞİMİZ KARANLIKTIR!
BAŞARILI ÖĞRENCİ OLABİLMEK İÇİN
24 Kasım Öğretmenler günü
"ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞİ SEÇMEYEBİLİRDİNİZ"
Öğretmenler Derneği
G. Başkandan: MAKALELER
Şuur Dersleri
ÖĞ-DER´e Üyelik
Eğitim Yazıları
Öğretmen Rehberi
Yolumuzu Aydınlatanlar
Temel Bilgiler
Önemli Gün ve Haftalar
Nasıl Bağış Yaparım?
Mevzuat
İletişim
Hoşgeldiniz
Kitap Tanıtım
Faydalı Linkler
Şubelerimiz
Tüzük
Niçin ÖĞ-DER
Faaliyetlerimiz
Yayınlarımız
Makaleler
 
Günün Ayeti

Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah´ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O´ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Tevbe 116

Günün Hadisi

İnsan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amelin sevabı kesilmez: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak.
Tirmizi

Günün Sözü

Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır.Çünkü doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşır.

Necmettin Erbakan

EĞİTİM YAZILARI
ANKET
Site Yönetimi ÖG-DER