EĞİTİMDE ASIL MESELEYE DÖNELİM

EĞİTİMDE ASIL MESELEYE DÖNELİM

Yarın okullar açılacak 18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmen okul ile buluşacak. Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve tüm milletimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Öğretmenler ve öğrenciler heyecanla okula giderken birçok eksikliğin varlığının morallerini bozmamasını temenni ederim.

Evet yeni eğitim öğretim dönemine birçok eksiklik ve meselelerle başlıyoruz.Örneğin; öğretmenin eksikliği tamamlanmamış, sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik gibi garabet uygulamalarla boş geçecek dersler tamamlanmaktadır. Bu uygulamalar ve verilen zam iyileştirmeleri emek sömürüsünün devamı niteliğindedir.

Ayrıca eğitim öğretim ile ilgili sorunlar şekil değişikliği ile devam etmektedir. Ortaöğretim ile ilgili yapılması düşünülen uygulamalar ölü yüzü pudralamaktan öteye geçmiyor. Nitelikli ve niteliksiz okul ayrımı ayrı bir muammadır. Avrupa Birliği projeleri ve ETCEP konuları ile eğitimde ifsat tam gaz devam etmektedir.

ÖĞ-DER olarak Haftalık ders yükünün azaltılmasını istiyoruz. Ortaöğretimde yapılması planlanan değişikliklerde zorunlu ders saatinin azaltılması bizim de arzumuzdur. Fakat toplam haftalık ders saati azaltılmadığı için artan zamanın seçmeli derslerle doldurulması temelde bir değişiklik olmadığını göstermektedir. İdareci atamaları gecikmesi sorunları arttırarak devam ettirmektedir.

Sayın bakanın açıkladığı yetiştirme ve destekleme kurslarında dönem sonunda dört temel dersten mekezi sınav yapılacak olması kapatılmaya çalışılan dersaneleri okula taşımaktır.Tarih ve Coğrafya derslerinin seçmeli yapılması çocuklarımızı tarih ve vatan şuurundan mahrum bırakmaktan başka bir şey değildir.
1531 lisede yabancı dil hazırlık sınıfı açılması eğitimin kalitesine katkısı olmayacağı gibi umutları öteleyecektir. Nurettin Topçunun deyimiyle “yabancı dille eğitim milletin kalbine saplanmış bir hançerdir.” Bu geleceğimize vurulan prangadır.

Öğretmenler odalarına yapılacak iyileştirmeler önemlidir ama asıl mesele değildir

Okullarımızda karma eğitim kaldırılmalı, dünyada başarılı örnekleri olan kız erkek okulları hayata geçirilmelidir.

Okulların ikili eğitime geçmesi meslek liselerine olan rağbeti azaltmıştır. Bu da şunu göstermektedir ki plansız bir anlayışla gidilecek yol çıkmaz sokak olabilir.

Atalarımızın söylediği gibi “ Asil azmaz bal kokmaz, kokarsa yağ kokar onun da aslı ayrandır.” Eğitimle ilgili çalışmalar da tek çözüm yolu “Önce Ahlâk ve Maneviyat” esas alınarak yapılmalıdır.

Tüm kamuoyunu 21 Eylül Cumartesi günü Başkent Öğretmenevinde yapacağımız Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Problemleri başlıklı sempozyomumuza davet ediyoruz.

Hamdi SÜRÜCÜ
Genel Başkan

 

Google Plus'da Paylaş

Haber Görselleri

Yorumlar