GENÇLERİMİZİN AHLAKINI BOZMAYINIZ

GENÇLERİMİZİN AHLAKINI BOZMAYINIZ

Yeni yılın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Yüce Allah'tan dilerim. Eğitim Öğretim yılının birinci kanaat döneminin bitmesine iki hafta kaldı.

Eğitimin birçok sorunu mevcutken ve çözüm beklerken, eğitimin sorunları sürekli konuşulan ve ötelenen konular durumundadır. Eğitimin sorunları çözülmek yerine toplumsal cinsiyet eşitliği adıyla yeni sorunlar eklenmektedir.

Bilinmelidir ki toplumsal cinsiyet eşitliği kadın ve erkek arasında eşitliği sağlamak değil, yaratılışta farklı fıtratlarda olan kadın ve erkeğin her ikisinin de fıtratını bozmaktır. Kadın ve erkeğin biyolojik, psikolojik ve fiziksel olarak farklılıklarını yok saymak, iki cinsi eşitlemek değil her ikisine de zulmetmektir.

Eğitimde yapılacak hatalar, gelecekte hata yaptık özür dileriz demekle dönülebilecek ve düzeltilebilecek basit hatalar olmayacaktır. Çünkü eğitim insan yetiştirme ve geleceğe yön verme sanatıdır. Eğitimde hata olmamalıdır.

Toplumsal cinsiyet eşitliği eşcinselliğin kapısıdır. Bu kapı batıda kırılmış ve eşcinsellik artmış ve sorunlar çözümsüzlük halini almış durumdadır.

Bizim inancımızla, ahlakımızla ve kültürümüzle ilgisi olmayan bir uygulamadır. Bin yıldır şanla şerefle İslam’a hizmet etmiş olan milletimizin gençlerinin ahlakının bozulması ve geleceğin batıya ipotek edilmesidir. Bu yanlıştan ivedilikle dönülmeli, çalışmalar durdurulmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızı haziran ayında söz verdiği ve geçen hafta tekrarladığı memur maaşlarına 3600 gösterge uygulamasının yerine getirilmesini bekliyoruz. Memurlarda memnuniyet uyandıran bu sözün mart ayına kadar uygulamaya geçirilmesini bekliyoruz. Gecikmeli de olsa hükümetin memur ve emekliler için atacağı bu adımı doğru bir adım olarak görüyor ve destekliyoruz.

Öte yandan, enflasyonun zirve yaptığı şu günlerde öğretmenlerimizin ekonomik anlamda rahata kavuşabilmeleri için gelir vergisi hesabında dikkate alınan vergi dilimlerinde acilen düzenlemeye gidilmelidir. Gelir vergisi matrahları arttırılmalıdır.

Ayrıca İsrail’in Ankara Büyükelçiliği’nde “İsrail'de Çalışma" sloganıyla duyurulan burs programında Türkiye’den onlarca öğrencinin İsrail üniversitelerinde eğitim alacağı konu ediliyor. Duyurunun devamında 4 adet araştırma ve 5 adet dil olmak üzere toplam 9 burs programının olduğu belirtilmiş.  Son günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın İsrail’in “Terör devleti ve zalim” olduğunu vurgulamasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın İsrail hükümeti tarafından desteklenen burs programını yürütmesi doğru değildir. Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak terör devleti İsrail'in hangi maksatla olursa olsun gençlerimizi eğitmesini ve onlara burs vermesini doğru bulmuyoruz. Sayın bakanımız Ziya Selçuk Bey bu iş birliğinden vazgeçmelidir. Zalim siyonist devletten bizim gençlere hayır gelmeyeceği aşikârdır.

Millî Eğitim Bakanlığı halen öğretmen açığını kapatamamıştır. Bugüne kadar yapılan öğretmen atamaları yetersizdir. Yaklaşık 140 bin öğretmen açığını sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalışmak "taşıma suyla değirmen döndürmek" demektir. Milli Eğitim yetkilileri bir an evvel emekliliği özendirici çalışmalar yapmalı, norm fazlası öğretmenleri rasyonel kullanmalı ve açıkta kalan okullara kadrolu öğretmenler atamalıdır. Aksi takdirde eğitim öğretimde bir verim alamayız.

Mevcut eğitim sistemi batıcı bir sistemdir. Bu sistem AB eğitim müktesebatı ve Fulbright Eğitim Komisyonu'nun kontrolünde yürümektedir. Milli Eğitim Sistemimiz AB kriterleri ve Fulbright Eğitim Komisyonu'nun tesirinden kurtarılmalı, yapılandırmada kendi inanç ve ahlak değerlerimiz temel alınmalıdır.

ÖĞ-DER olarak eğitim öğretimde sorunların aşıldığı bir dönemi görmek arzusuyla, yeni yılın öğretmenlerimize, öğrenci, veli, eğitim çalışanları ve tüm milletimiz için hayırlara vesile olmasını dilerim.

 

Hamdi SÜRÜCÜ

ÖĞ-DER GENEL BAŞKANI

 

Google Plus'da Paylaş

Haber Görselleri

Yorumlar