Türk Millî Eğitim Sistemi'nde BATICI DEĞİL MİLLÎ MODEL LAZIM

Türk Millî Eğitim Sistemi'nde BATICI DEĞİL MİLLÎ MODEL LAZIM

Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak şube başkanları toplantısı için bir araya gelmiş bulunmaktayız. 2018/19 eğitim öğretim yılının ilk şube başkanları toplantısında eğitimci kardeşlerimizle bir arada olmaktan dolayı bahtiyarız. Yeni dönemin hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan dilerim.

24 Haziran seçimleri sonrası Türkiye resmi olarak yeni bir sisteme yani, başkanlık sistemine geçti. Birbiri ardına kanunlar çıktı, yasalar değişti. Kabine değişikliği de gerçekleşti.

Evet, 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı’na yeni bir bakan ve yeni ümitlerle başlamak güzel! Ümit ederiz ki, sayın bakanımız Ziya Selçuk bey yazboza dönmüş Millî Eğitim Sistemine kalıcı çözümler getirir.

Şuurlu Öğretmenler Derneği(ÖĞ-DER) olarak şunu ifade edebiliriz; Son 16 yılda Millî Eğitim bakanlarının sürekli değişmesi sistemin problemli olduğunun göstergesidir. Bakanların uyguladığı politikalar problemleri çözmemiş aksine kördüğüm hâline getirmiştir.

Eğitimdeki keşmekeş iktidar mensupları tarafından da dile getiriliyor ancak bu makam şikâyet makamı değil, çözüm makamıdır. Sivil toplum kuruluşları eleştirir, fikirler üretir iktidarlar ise icraatlar yapar.

Eğitimimizin ana sorunu, “bilgelik merkezli” ve “alan tecrübesi merkezli” eğitim politikaları yerine “bakan merkezli eğitim” politikalarıyla yönetilmiş olmasıdır. Esas sorunumuz Türkiye adına özgün bir model geliştirme yerine, Batıdan aktarma model ve yaklaşımlarla eğitim sorunlarımızı çözmeye çalıştık. Bu yanlıştan artık vazgeçmeliyiz.

Tük Millî Eğitim Sistemi adı gibi millî değildir. Batının değerlerine göre tanzim edilmiş batıcı bir sistemdir. Mevcut sistem bizim değerlerimizle asla uyuşmuyor. Eğitim öğretim sistemimizde şekilde değil, muhteviyatta değişiklik yapılması gereklidir. Eğitim sistemimiz AB normlarından, Fulbright Komisyonu ve John Dewey Raporunun tesirinden kurtarılmalıdır.

Derneğimizin kurucusu rahmetli Erbakan Hocamız da bunu "Eğitimde asıl mesele çocukların kalbine ne koyduğunuzdur.” diyerek bunun önemini vurgulamıştır. Çocukların kalbine Allah ve peygamber sevgisi, vatan, millet sevgisi koymalıyız. Başta Hayat Bilgisi dersi olmak üzere neredeyse derslerin tamamında hayatı yaratan yüce Allah(cc)'nin ismi dahi geçmemektedir.  Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak çözüm önerilerimizi şu şekilde özetliyoruz:

  • Ders kitapları baştan sona incelenerek, millî ve manevi değerlerimize uygun olarak hazırlanmalıdır. Bunun somut örnekleri ÖĞ-DER'in hazırladığı Ders Kitapları İnceleme Raporları'nda örneklerle açıklanmaktadır. Örneğin Darwin Teorisinin ruh ve felsefesi ders kitaplarından arındırılmalıdır. Yaratılış inancı, evren, insan, dünya ve ahiret hayatı, helal, haram, kul hakkı gibi konular ders kitaplarında işlenmelidir.
  • Türkiye'de ideolojik bir dayatma olan karma eğitim kaldırılmalıdır. İleri ülkeler diye tanımlanan ülkelerde dahi pedagojik ve eğitim başarısına olumsuz etkileri ve zararları tartışılan karma eğitim zorunluluğundan ya vazgeçilmeli ya da tek cinsiyete dayalı eğitim öğretim görmek isteyenlere alternatifler sunulmalıdır.
  • Temel Eğitim, Orta Öğretim ayrımı yapılmadan tüm eğitim kurumlarına yeterli miktarda ödenek verilmelidir. Okul yönetimi içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtarılmalı, okul yönetimi ve öğretmenler veli gözünde para toplayan kişiler olmaktan çıkarılmalıdır. Bu sayede okul yöneticilerinin hem eğitim öğretime hem de öğretmenlere daha fazla zaman ayırmasına imkân verilmelidir.
  • Meslek liselerine ciddi ve nitelikli yönlendirme yapılmalıdır. İlgili taraflarla işbirliği yapılarak meslek liselerini özendirici çalışmalar yapılmalı, bu okullar nitelikli okullar haline getirilmelidir. 10. sınıftan itibaren staj eğitimi başlatılmalıdır. İmam Hatiplerin son sınıflarında ve diğer meslek liselerinde 1 yıl boyunca staj eğitimi uygulanmalıdır.
  • Değerler Eğitimi yerine Millî ve Manevi Değerler Eğitimi demeliyiz. Batı değerleri değil, bu milletin özünde olan değerler okullarda öğretilmelidir.
  • İlköğretimdeki Din Kültürü ve Ahlak Dersi, adı Din Dersi olarak değiştirilmelidir. Dinî eğitim ana sınıfından itibaren verilmelidir. Özellikle anaokulu ve ilkokul birinci sınıftan itibaren temel derslerin yanı sıra İslam ahlakı öncelikli olarak kazandırılmalıdır.
  • Yabancı dil isteyene öğretilmelidir. Çünkü öğrenme ihtiyaçlarla doğru orantılıdır. Yabancı dil eğitimi seçmeli olmalıdır. İhtiyaç duymayan insana yabancı dil öğretmeye çalışmak insan, kaynak, emek ve zaman israfıdır.
  • Son yıllarda eğitimcilerimiz ciddi itibar kaybına uğramakla beraber şiddete de maruz kalmaktadır.  Geleceğin mimarı öğretmenlerin öğrenci ve veli karşısında eli güçlendirilmeli, öğretmenler kaybettiği itibara, saygıya yeniden kavuşmalıdır. Öğretmen kimsenin oyuncağı olmayıp, toplumda hak ettiği değeri bulmalıdır. Sayın bakanımızın ALO 147 'yi kaldırmış olması bu alanda atılmış önemli bir adımdır. Kendilerini tebrik ederim.
  • Öğretmenler arasındaki sınıf farklılıkları (ücretli, sözleşmeli vb.) kaldırılmalıdır. Mesleğe yeni atananlar için dezavantajlı bölgelerde görev yapma zorunluluğu 5 yıl olarak belirlenmeli ve orada kalmayı özendirici teşvikler maaşa yansıtılmalıdır.
  • Öğretmenlere verilmesi kabul edilen 3600 ek gösterge en kısa süre içinde uygulamaya konulmalıdır. Bu da emekli olmayı bekleyen öğretmenlerin sayısını artıracaktır. Böylece atanmayı bekleyen öğretmenlerin birçoğu atanma imkânına kavuşacaktır.
  • Öğretmenlerimizin mesleklerinde kendilerini geliştirebilmeleri için kariyer basamakları uygulanabilir şekilde yeniden düzenlenmelidir. Geçmişte bir kez uygulanan bu sınav sınava iştirak edemeyenler açısından adaletsiz bir uygulama olmuştur. Her 5 yılda bir yapılan sınavla bir basamaktan bir üst basamağa geçilebilmelidir. Bu basamak farkı maaşlara yansıtılmalıdır.
  • Eğitimcileri için kılık kıyafet serbestisi getirilmelidir. Üniversitelerde uygulanan kılık kıyafet esasları okullarda da uygulanabilir.
  • Birçok mesleğe görevli alınırken seçici olunduğu gibi öğretmenlik mesleğine aday tespit edilirken de seçici olunmalıdır. Nitelikli öğretmen yetiştirmek için Milli Eğitim Akademisi kurulmalıdır.
  • Çocuklarımızı televizyonların zararlı neşriyatlarından korumak için önlemler alınmalı, RTÜK ve ilgili kurum - kuruluşlarla iş birliği yapılmalıdır. Çocuk kanallarında yayınlanan çizgi filmlerin içeriği gözden geçirilmelidir. Şiddet ve cinsellik içeren çizgi filmler yayınlardan kaldırılmalıdır. Reklamlarda ve programlardaki subliminal mesaj saldırısını ortadan kaldırıcı tedbirler alınmalıdır.

“Gazetelerde ‘Kibbutz Gönüllüleri Programı’ diye bir program ile gençlerimiz İsrail çiftliklerinde çiftçilik, hayvancılık yapacak; Siyonistlerin evlerinde kalacaklarmış. Haberleri ile karşı karşıyayız.” Biz bir zamanlar tarım ülkesiydik. Hep derslerimizde kendi kendimize yeten bir ülke olduğumuz anlattık. Şimdi köylerimiz boşaldı, birçok ürünü yurt dışından alır hâle geldik. Biz bu projeyi kendi köylerimizde yapamaz mıyız? Çocuklarımızı, neden çiftçilik ve hayvancılığın çıraklığını yapmak için bizim birçok ilimizden daha küçük, üstelik bize düşman bir ülkeye göndereceğiz? Bizim insanımız bu kadar candan, bu kadar misafirperverken neden kendi köylerimizde bu tür projelerimiz yok?

  • Gençleri, sigara, içki, kumar ve madde bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklardan korumak için ilgili kuruluşlarla gereken tedbirler alınmalıdır. 
  • Cuma günü Cuma namazı dikkate alınarak mesai saatleri bütün çalışanlar ve öğrencilerin ibadet özgürlüğüne uygun olarak düzenlenmelidir.
  • Şans oyunları adı altında oynatılan tüm kumar oyunların zararlı olduğu okullarda anlatılmalı, gençlerin bu oyunlara ulaşmasını engelleyici tedbirlerin alınmalıdır.
  • Öğretmenler için faizsiz konut kredisi imkânı sağlanmalıdır.
  • Haftalık ders yoğunluğu, sportif, kültürel ve sanatsal faaliyetlere imkân verecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
  • Okullardaki AB projelerinden vazgeçilmeli, yerli ve millî projeler daha çok teşvik edilmelidir.

Sayın Selçuk’un basında yer alan açıklamaları, öğretmenlere ümit vermiş, karşılaştığımız sorunların çözüleceğine dair inancımızı ziyadeleştirmiştir. Prof. Dr. Ziya Selçuk beye yeni görevlerinin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Allah yardımcıları olsun!

Numan GÖKMEN

Genel Başkan Yardımcısı

 

Google Plus'da Paylaş

Haber Görselleri

Yorumlar